Bu aralar inanılmaz bir huzur içerisindeyim. Aslında bu dönemin asla böyle huzurlu, böyle güzel geçmesini beklemezdim. 

En son taslak olarak bıraktığım cümleler bunlarmış burada. Nedense bunları yazdıktan sonra da birçok şey yön değiştirdi hayatımda. Yine gelgitli bir dönemdeyim, ama artık bu gelgitleriyle barışmaya karar verdim hayatımın. Ne zaman neyin olumsuz sonuçlanıp ne zaman nelerin olumlu sonuçlanacağını asla bilemiyoruz sonuçta. Hiç olmayacak dediklerimiz birdenbire oluveriyor ya da olacağına kesin gözüyle baktıklarımız olmuyor. O sebeple bu gelgitli döngüye alışmak bana kalırsa en iyisi. Tabi hala ben de alışmaya çalışma aşamasındayım. Tamamen alıştım diyemem asla. 

Yine hayatımın yoğun bir döneminde araya sıkıştırarak kendimi rahatlamaya çalışmak için bir şeyler yazmaya çalışıyorum buraya. Sanırım bu böyle sürüp gidecek. Ne zaman sıkışmış hissetsem buraya kaçıp duracağım gibi. 

Bu sefer de hırstan gözü dönmüş insanları düşünüp durmaktayım. Tabi kendim de zamanında öyle olduğum için çok da yabancı bir duygu değil bu bana. Nedense hala bu duygunun aşırısını bile olumlamaya çalışan insanlar var. İlginç geliyor bu bana. Fazla hırs dediğimiz şey şu an benim için yalnızca mutsuzlukla eş değer. Sürekli bir yetinememe, sürekli bir en iyisi ben olayım, o yapmış ben neden yapmamayım deyip kendini diğerleriyle kıyaslayıp durma düşünceleri. Yazarken bile yordu. Hayatımızı sadece bu duygu üzerinden kurarak ne çok zarar veriyoruz kendimize. Mutlu olmamız gereken şeylerden bile bir tatminsizlik duyuyoruz sonrasında. Mutsuzluk mutsuzluğu çekiyor, gözleri daha da bürüyor hırs. Basit şeylerle başlayıp hayatımızı ciddi manada ele geçiren bir duygu bu bana kalırsa. Tabi ki burada bahsettiğim hırsın fazlası. Dozunda olan her şey iyidir, ona lafım yok. 

Ne bileyim mesela fazla hırs ederek çok iyi yerlere gelmişsin. 'E sonra?' diye sorasım geliyor benim. Çünkü sonrasında artık o olduğunuz yer de tatmin etmemeye başlıyor, yeni bir hedef belirleniyor hemen. Yine inanılmaz hırs ederek göz karartarak atılan adımlar, varılmaya çalışılan sonu olmayan bir yol... Kısır döngüye giriliyor gibi. Tatmin olunmuyor, mutlu olunmuyor. Hep daha fazlası, hep daha fazlası isteniyor. Asla 'an'ı yaşamak gibi bir kavram kalmıyor. Gelecek odaklı bir yaşam oluyor yalnızca. 

Şunu hatırlatıp duruyorum kendime: Şu anda yaşıyorsun, olacağını bilip bilmediğin bir gelecek var önünde. Elinden geldiğince bu anı yaşa, istediğin gelecek şu ana göre şekillensin. Tabi ki hedeflerimden vazgeçerek yapmıyorum bu anı yaşama olayını. Zaten düşüncelerle eylemler arasında sıkı sıkıya bir bağ olduğundan eylemlerim de düşüncelerim de andan zevk almaya çalışarak ama geleceğe odaklanarak şekilleniyor. 

Diyeceğim o ki, bugün de yarın kadar önemli. Bunu unutmamak gerek belki de yalnızca. 


Yorumlar

Popüler Yayınlar