Başlıklarla bir alıp veremediğim var. Bir şeyleri kalıplara sığdırmayı pek sevmediğimden yazdıklarımı da başlık altında kapana kıstırmak istemiyorumdur belki de. O sebeple bu seferki yazı silsilemde de başlıksız devam ediyorum.

Bugüne kadar yaşadığım her şeyi gülüp geçerek anlatmayı tercih ettim. Geçenlerde bir oturuşta gerçekten trajikomik olan yaşadıklarımı arka arkaya anlattım. Hiç hissetmediğim kadar kötü hissettim o an. Meğer olayları ayrı ayrı değerlendirmeyip de bir bütün olarak düşününce komik gelmiyormuş. Her zaman yaşadığım şeylerin beni değiştirdiğini büyüttüğünü düşünürdüm. Maalesef artık öyle düşünmüyorum. Kendime koskoca bir enkaz bırakmışım bunu fark ettim. Yıkılmışım, üstüne düşünmeyip gülüp geçmişim her defasında. Bunların etkilerini hayatımın tam bu döneminde hissediyorum. Biraz fazla depresif oldukça kararsız yönünü bulamayan bir insana dönüştüm. Bu dönüşümümle ilgili düşündükçe de daha fazla yıpratıyorum kendimi.

Bardağı taşıran ve beni bu hale iteleyen son nokta ise çok da uzun bir süre önce yaşanmadı. Ben her zamanki saflığımla ve insanların içinde saflık olduğuna dair inancımla hareket ederek bir insanla tanıştım. Yaptığı hareketlerin arkasına anlamlar yüklemedim. İnandım, inanmak istedim. Benim salaklığım kabul ediyorum, her zamanki gibi. Bir insanın bunca yalanı söyleyebileceğine inanmadım. Yalan söylemeyi gerektirecek bir durum göremedim ortada. Dediklerine inanmak istedim sadece. Kendimce iyi de zaman geçirdim, tanımaya çalıştım, değer verdim. Normalde birine değer verdiğim zaman göstermeyi pek sevmem. Bu sefer göstermek istedim. Gösterince gitti. Anladığım aslında zaten hiç olmadığıydı. 

Toksik olan bu durumdan kendimi çıkarmam biraz zaman aldı. Hatta bu durumdan çıkamadım bile aslında. Hala durup durup düşünüp bir şeyleri anlamlandırmaya çalışıyorum. Ama yok olmuyor. Bir insanı özellikle duygusal açıdan dolandırmanın arkasında yatabilecek bir sebep bulamıyorum, zorlayarak sebep olarak nitelendirebileceklerim ise inanılmaz anlamsız geliyor. 

Hayatımda arka arkaya yaşanan onca şeyden sonra ve bu aslında kendisi küçük etkisi büyük olayla sarsıldım. Hayatımda ilk defa insanlara olan güvenimi kaybetmiş hissediyorum. Söylenen her şeyin yalandan ibaret olduğunu düşündüğüm, insanlara asla inanmadığım bir sürece girmiş bulunuyorum. Normalde sürekli yaşadığım bu tarzdaki olayların diğer insanlarla olan iletişimimi etkilememesi için elimden geleni yaparım. Bir insanın yaptığı yanlış hareketlerin bedelini başkalarına asla ödetmem istemem. Ama sanırım artık bunu yapamıyorum. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar