KAFANIZIN İÇİNDE KALIRSANIZ ÖLÜRSÜNÜZ!
Ahh ne uzun zaman geçmiş meğer...
Farkında bile olmadığımız çok hızlı değişen o tarihler..
Son yazdığım tarihi görünce şaşırdım kaldım açıkçası. Bir süredir yazmadığımı biliyordum ama bu kadar uzun zaman geçtiğini fark etmemişim. Oysaki son zamanlarda sık sık yazmanın önemini anlatan şeyler okuyor, dinliyorum. Neyse ki bir şekilde uğrayabildim buraya.
'Kafanızın içinde kalırsanız, ölürsünüz.' bu sözü duyduğum an aslında direkt elime kalem kağıt alıp sayfalarca yazmak istedim. O kadar anlamlı ve manidar geldi ki elime kalem kağıt alıp yazmaya başlama düşüncesi bile inanılmaz rahatlattı beni. Yapmam gereken basit şeyleri bile yazdığım zaman ne kadar rahatladığımı düşündüğümde sürekli yazmanın beni hayli hayli pozitif etkileyeceğini düşünüyorum.
Her şeyi geçtim çokça değerli düşüncelerimiz gelip geçiyor fazlaca zaman içinde, bazılarını hiç hatırlamamak üzere istemsizce siliveriyoruz hafızamızdan. Sonuçta düşünceler ancak somut cisimlere aktarıldıklarında varlıklarını koruyup ilerleyen zamanlarda da anlam kazanabiliyorlar. Bu sebeple her zaman en büyük silahların, koruyucuların, gelişim anahtarlarının kağıtlar ve kalemler olduklarına inanıyorum.
İlk defa gönlüm bu kadar ferah, içimde sıfır sıkıntı buradayım. Uzun zaman sonra ilk defa bu kadar düzlükteyim sanırım. O kadar inişli çıkışlı zamandan sonra bana garip geliyor açıkçası. Tabi dert ettiğim, beni strese sokan şeyler var hayatımda. Olmasa asıl sıkıntı o zaman başlardı herhalde diye düşünüyorum.
Bu çok merak ettiğiniz duygu serüvenimle ilgili kısa girişten sonra birkaç soru sorarak devam etmek istiyorum. Bu sorular son zamanlarda kendime çokça sorduğum, henüz derinlemesine düşünmeye vaktimin olmadığı ama mutlaka cevaplamam gerektiğini düşündüğüm sorular.
Ben kimim? Kendimde ne kadar başkalarının izlerini taşıyorum? Kimlerin ne derece etkisi altında kalıyorum?
Bu hayattaki gayem ne? İlerlediğim yolun sonunda ulaşmak istediğim nokta ne?
Ben şu an hayat çizgimin neresindeyim? Hayatımda var olan neleri değiştirmek istiyorum?
Geçmişe gidip neyi değiştirmek isterdim? Bugüne kadar beni en mutlu ve tatmin eden olay neydi?
Bunları kendime sorup bir şekilde cevap vermekten ise kaçıp duruyorum. İnanıyorum ki bu soruları cevapladığım zaman kendimi bir üst seviyeye taşıyacak ve daha sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemeye başlayacağım.
Ancak tabi ki beni en korkutan şey aslında bu sorulara hiç cevap bulamamak. Bana kalırsa cevaplaması oldukça zor sorular. Özellikle hayattaki gaye sorusu beni en endişelendiren ve cevaplamaktan en çok çekindiğim soru. İnanılmaz bir soru işareti beliriyor kafamda şu anda bunları yazarken bile.
Yorumlar
Yorum Gönder